İçindekiler
Derealizasyon, bireyin çevresi ve kendisi ile ilgili olayları ya da durumları gerçeklikten uzak, yabancılaşmış gibi algıladığı bir durumdur. Bu durumu yaşayan kişilerin etrafındaki nesneler, insanlar, olaylarla ilişkisi bozulur. Olayları gerçek dışı bir şekilde deneyimlemeye başlar. Derealizasyon; anksiyete, stres, travma veya bazı psikolojik durumları yaşayan kişilerde görülebilir. Bu rahatsızlık genellikle yetişkinlik döneminde görülmeye başlar. Çoğunlukla ağır anksiyete yaşayanlarda, kişinin kendi yaşantısında kendisini birçok şeyden uzak hissetmeye başlamasıyla ortaya çıkmaya başlar.
Derealizasyon gibi bir hastalık yaşıyorsanız, çoğu zaman çevrenizdeki birçok olaya tepkisiz kalıyor olabilirsiniz. Bu durum sizi normal hayat akışınızdan uzaklaştırabilir. Böyle bir durum yaşıyorsanız en kısa zamanda psikiyatri alanında uzman bir hekimden randevu almanız önerilir. Muayene sonrasında doktorunuz ilaç tedavisine başlamayı uygun görebilir. Ayrıca terapi desteği de almanız yaşam rutininizi sürdürebilmek ve bu hastalıkla baş edebilmeniz için bir diğer yöntemdir. Bazı durumlarda hem ilaç tedavisi hem terapi aynı anda uzmanlar tarafından önerilebilir. Eğer terapi desteğine ihtiyacınız varsa onlinepsikolog.com adresinden alanında uzman psikologlardan randevu alarak çevrimiçi terapiye hemen erişim sağlayabilirsiniz.
Derealizasyon belirtileri sürekli kalıcı olmayabilir. Semptomlar gelip gidebilir. Genellikle sık görülen belirtiler aşağıda listelendiği gibidir.
Yukarıda sıralanan semptomlar çoğu zaman yaşayan kişiyi aşırı rahatsız eder. Şiddetli seyrettiğinde birey için dayanılmaz olabilir. Anksiyete ve depresyon, derealizasyona çoğunlukla eşlik eden ruhsal hastalıklar olarak görülebilir. Derealizasyon vakalarının bazılarında geri dönüşü olmayan beyin hasarları görülebilir. Kişi gerçekten var olup olmadığını saplantı haline getirebilir. Bununla birlikte, bu hastalığı yaşayanlar her zaman gerçek dışı deneyimlerinin gerçek olmadığının farkında olabilir ya da daha çok hissettikleri şekilde olduğu bilgisini koruyabilirler. Bu tür belirtileri kendinizde ya da bir yakınınızda gözlemliyorsanız ilk iş olarak uzman bir hekime danışmanız gerekir.
Derealizasyonun nedenleri karmaşıktır. Bu sebeple bireyden bireye farklılık gösteren nedenler ortaya çıkabilir. Hastalığın panik atak, anksiyete ya da aşırı stres gibi yaşanan deneyimler sonrasında, beynin savunma mekanizmasının devreye girmesiyle oluştuğu düşünülmektedir. Korku ve kaygı seviyeleri yüksek olan, herhangi bir tedaviyle bu tür duygusal zorlanmaların önlemi alınmamış kişilerde hastalığın görülme ihtimali artar. Genetik faktörler ve kişinin yaşantısındaki çevresel faktörler de hastalığın ilerlemesinde önemli bir yere sahiptir. Hastalığa neden olan faktörleri genel anlamda şu şekilde sıralayabiliriz:
Anksiyete ve Stres: Hastalık büyük stres ve kaygılar sonucu yani anksiyete atakları sonucunda görülebilir. Aşırı stres, yoğun ve baskı altında çalışma, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlar kaygıyı, endişeyi tetikleyeceğinden hastalık böyle dönemlerde ortaya çıkabilir.
Uyuşturucu Madde Kullanımı: Bazı uyuşturucu maddeler ya da uyuşturucu etkiye sahip ilaçlar hastalığı tetikleyerek ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Travmalar: Kişiyi derinden etkileyen hem ruhsal hem fiziksel kötü yaşantı deneyimleri hastalığı tetikleyerek ortaya çıkmasına sebep olabilir. Örneğin; ağır bir kaza, doğal afet sonrası yaşanan travma, saldırıya uğramak gibi travma durumları sonrasında görülebilir.
Depresyon: Depresyon kişinin yaşantısını oldukça olumsuz etkileyen bir ruhsal bozukluktur. Böylelikle şiddetli depresyon yaşayan kişilerin gerçeklik algısında bozulmalar görülebilir. Bu durum hastalığı tetikleyerek ortaya çıkmasına sebep olabilir.
Bunların dışında var olan diğer ruhsal hastalıklar (kişilik bozuklukları), ağır uyku sorunları, nörolojik bozukluklar, kullanılan ilaçlar hastalığı tetikleyerek belirtilerin görülmesine neden olabilir.
Derealizasyon bozukluğunun belirtileri genelde geç çocukluk ve erken yetişkinlik döneminde görülmeye başlar. Araştırmalar tanı alan kişilerin %95’inin 25 yaş altı dönemde tanı aldıklarını gösterir. Tanılama sürecinde hastalığı teşhis edebilecek herhangi bir test ya da tıbbi laboratuvar testi bulunmamaktadır. Bu sebeple bu tür vakalar tıbbi muayene sonrası genellikle ruh sağlığı uzmanına yani psikiyatri servisine yönlendirilirler.
Ruh sağlığı uzmanı, kişinin semptomlarını inceler. Uzman tarafından, derealizasyon ile birlikte ortaya çıkan durumların ne sıklıkla ortaya çıktığını, ne kadar süreyle devam ettiğini ve nasıl bir etkisi olduğunu anlamak için ayrıntılı bir şekilde görüşme yapılır. Görüşme yapılan kişinin geçmiş tıbbi ve psikiyatrik öyküsü alınır. Kişinin yaşam stresi seviyesi, yaşadığı travmalar veya madde kullanımının olup olmadığı gibi diğer faktörler de bu süreçte değerlendirilir. Semptomlar sık tekrar ediyorsa, kişinin yaşam akışını bozuyorsa, kişi yaşadıklarının gerçek olmadığının farkında ise böylelikle tanı koyulabilir. Tanı aldıktan sonraki süreçte doktorunuzun belirleyeceği yol oldukça önemlidir. İlaç tedavisi başlayabilir, terapiye yönlendirilebilir ya da her ikisini beraber yapmanız doktorunuz tarafından önerilebilir. Böyle bir durumda yol haritasını doktorunuz ile belirleyebileceğiniz gibi başlanan tedavinin sonlanma sürecinin de yine doktorunuzun kontrolünde olması gerektiğini unutmamanız gerekir.
Derealizasyon belirtileri herkeste aynı şekilde görülmeyebilir. Kişinin gerçeklik algısının değişmesi tek bir özellikten ibaret değildir. Derealizasyon görülen kişilerin hepsinde gerçeklik algısının bozulmasının tipleri vardır. Derealizasyon tiplerini şu şekilde açıklayabiliriz:
Sürekli Derealizasyon: Hastalığın bu tipinde birey, gerçeklik duygusunun kaybolduğunu sürekli olarak hisseder. Yaşamında sürekli olarak derealizasyon belirtileri mevcuttur ve bu durum bireyin günlük yaşam rutinini olumsuz etkiler ve sosyal yaşantısında bozulmalar görülebilir. Bu tip bir durumda birey yabancılaşmayı veya düş gibi bir deneyim içinde olmayı sürekli yaşar.
İçsel Derealizasyon: İçsel derealizasyonda kişi kendini gerçeklikten kopmuş ve yabancılaşmış halde bulur. Bu tip bozukluğu yaşayanların yabancılaşması kendisine dönüktür. Birey, kendi bedenine, düşüncelerine veya duygularına yabancılaştığını ifade eder. Kişide içinde bulunduğu kimliğe ve kendi varlığına yönelik şüpheler gözlemlenir. Böylelikle kişi kendini gerçek bir insan gibi hissetmekte zorlanır.
Değişken Derealizasyon: Değişken derealizasyonda tipinde kişinin, hastalığın ortaya çıkardığı semptomların deneyimini belli aralıklarla yaşadığı gözlemlenir. Tetikleyici durumlar ya da aşırı stresli dönemlerde belirtiler ortaya çıkabilir. Sonrasında gerçeklik duygusu yeniden normale döner. Değişken derealizasyonda kişi belirtilerinin tam farkında olmayabilir. Bu sebeple tanı alması ve tedaviye başlaması açısından gecikmeler yaşanabilir.
Dışsal Derealizasyon: Dışsal derealizasyonda kişinin gerçeklik algısındaki bozulmalar dış dünyasına, çevresine yönelik olarak görülür. Birey, çevresinde bulunan diğer insanların, eşyaların, nesnelerin, bulunduğu ortamın gerçeklik algısını yitirdiğini hissedebilir. Özellikle nesnelerde boyut, şekil, renk değişikliği olduğunu algılayabilir. Bunun yanı sıra kişi içinde bulunduğu dünyanın ya da ortamın gerçek olmadığı fikrine kapılabilir. Ortamın ve ortamda bulunan birçok şeyin bir düş olduğunu hissedebilir.
Zaman Derealizasyonu: Zaman derealizasyonu kişinin semptomlar ortaya çıktığında zaman kavramını gerçekle bağlantılı şekilde algılayamadığı anlamına gelir. Zaman kavramı onun için hızlı ya da yavaş akıyormuş hissine kapılabilir. Ayrıca geçmiş, şimdi ya da gelecek zaman arasındaki ayrımı yapmakta zorlanabilir. Zaman geçişleri zihninde bulanıklaşabilir. Kişi zaman akışında tutarsızlık hisseder.
Derealizasyon hastalığının tedavisi için öncelikle tanı almak gerekir. Tanı ruh sağlığı uzmanları ya da uzman psikologlar tarafından yapılabilir. Böylelikle hastalığı yaşayan kişi için en doğru yöntem uzman desteğiyle belirlenir. Bu süreçte hem ilaç hem terapi önerilebilir. Uzmanın görüşüne göre her ikisine aynı anda da başlanabilir. Bu süreçte öncelikle tedavinin bireye özgü olduğu unutulmamalı ve uzman doktor ya da psikoloğun belirlediği yol takip edilmelidir. Belirlenecek tedavi yöntemi hastalığın ilerleme derecesi, semptomların sıklığına göre değişebilir. Hastalığın semptomlarının iyileşebilmesi için şu yöntemler kullanılabilir:
Derealizasyon psikolojik bir rahatsızlık olarak bilinir. Bu hastalıkta kişinin gerçeklik algısında bozulmalar olur. Dış dünyaya, nesnelere, zamana, kendisine ve çevresindeki diğer insanlara karşı yabancılaşma görülebilir. Derealizasyon yaşayan kişiler çevrelerinde yaşanan durumları yabancı ve rüya gibi algılayabilirler. Gerçeklik hisleri kaybolabilir. Renklerin canlılığını algılama seviyeleri düşebilir. Geçmiş, gelecek ya da şimdiki zamana dair karmaşa yaşarlar. Olan her şeyi bulanık, sisli, düş gibi algılamaya başlayabilirler.
Derealizasyona sebep olduğu bilinen en yaygın hastalık anksiyete bozukluğu olarak bilinir. Genellikle şiddetli anksiyete atakları yaşayan kişilerde daha sık görülebilir. Bunun yanı sıra çocukluk travmaları, fiziksel travmalar, depresyon, aşırı stres ve baskı altında çalışma, uyuşturucu madde kullanımı gibi durumlarda da derealizasyon görülebilir. Bu hastalık kişinin günlük yaşamını olumsuz şekilde etkiler. Rutinlerini bozabilir. Semptomlar genellikle geç çocukluk çağında ya da erken yetişkinlik döneminde görülmeye başlar.
Derealizasyon semptomlarınızın olduğunu düşünüyorsanız mutlaka alanında uzman ruh sağlığı profesyonellerinden randevu alarak muayene olmanız gerekir. Aksi halde semptomlarınız şiddetlenebilir ve tedavi süreci daha uzun sürebilir. Tedavi süreciniz semptomlarınızın sıklığı ve şiddetine göre değişkenlik gösterebilir. Tanı almanız durumunda hem ilaç hem psikoterapi önerilebilir. Bu konuda sizin için en iyi yöntemi uzman doktor belirleyebilir.
Derealizasyon kimi durumlarda diğer ruhsal sorunlar sebebiyle ek bir semptom olarak görülebilir. Özellikle şiddetli anksiyete atakları olan kişilerde sık gözlemlenir. Hastalığın iyileşme süreci semptomlarınızın şiddeti ve sıklığına bağlıdır. Kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Bu konuda en doğru bilgiyi hizmet aldığınız uzman doktor ya da psikoloğunuz verebilir.
Hastalığın süresi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bu tür rahatsızlıklarda bireyin kendi öyküsü, semptomları, görülen semptomların sıklığı oldukça önemlidir. Muayene sonrasında doktorunuz tarafından bireysel öykünüze uygun olarak bir tedavi süreci başlatılır. Süresi kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir.
Depersonalizasyon ve derealizasyon benzer semptomlara sahip olsalar da birbirinden farklı ruhsal deneyimler olarak gözlemlenir. Hem semptomları hem de neden olan faktörler çok benzer olsa da depersonalizasyon kişinin kendisini gerçek dışı hissetmesi olarak tanımlanabilir. Depersonalizasyonda kişi kendisini dışarıdan izliyormuş hissine kapılır.