Annemi kaybedeli bir kaç ay oldu , annemin bu dünyadan göçtüğünü idrak edemiyorum, devamlı olarak sanki bir yerde ve gelecek hissi var. Rüyalarımda hep dirilmiş gelmiş olarak görüyorum. Ameliyat olacağını söylüyor, olma diye yalvarıyorum her seferinde. Ama avcumdan kayıp gidiyor. Tutamıyorum. Onu çok özledim bu özlem duygusuyla baş edemiyorum. Yaşama dair amacımı kaybetmiş gibiyim. Ne yapacağımı bilmiyorum. Hayal bile kuramıyorum. Sadece ona kavuşmak istiyorum. Bu söylediğimi intihar meyli gibi düşünmeyin. Yani demek istediğim dünyaya dair bir isteğim kalmadı. Annemin vefatından önce neyi nasıl yapıyorduysam şuan her şey anlamsız geliyor. Böyle yaparak çevremdeki insanları üzdüğümü hissetmeye başladım. Bana tavsiyeniz nedir.
Anonim - 05.03.2026
Merhaba yas bir süreçtir bu süreçte yaşanan bütün duygular çok normaldir sadece burada hemen toparlanmaya çalışmak ve çevrenizdeki insanları üzüyorum cümlesi yasınızı yaşayamamak dediğimiz süreçte riskleri barındırır bir kaç ay özellikte bu duygu durumunu özellikle gözlemleriz çünkü yasın evreleri var şok, inkar, pazarlık ve kabullenme gibi belki bu süreçlerde dışsal odakları düşünmek ve ona göre hareket etmek gibi durumlar çalışılabilir isterseniz benimle seans oluşturabilirsiniz sizinle çalışmak isterim iyi günler dilerim.
06.03.2026
Merhaba Öncelikle şunu çok net söylemek isterim: Yaşadığınız şey “anormal” değil, aksine çok derin bir bağın ardından gelen çok insani bir yas sürecinin parçası. Annenizi kaybetmeniz sadece bir insanı kaybetmek değil; bir güven duygusunu, bir aidiyeti, belki de “dünyadaki yerinizi” kaybetmek gibi hissettirebilir. Bu yüzden “sanki bir yerde ve gelecek” hissi, zihnin ani kopuşu tolere edemediği durumlarda geliştirdiği bir geçiş mekanizmasıdır. Psikolojik olarak buna inkâr değil, daha çok “kademeli kabullenme” diyebiliriz. Rüyalarınız da çok anlamlı. Özellikle “ameliyat olacağını söylemesi ve sizin engel olmaya çalışmanız” teması; zihninizin hâlâ onu korumaya, kurtarmaya çalıştığını gösterir. Bu, suçluluk değil ama “keşke”lerin, “bir şey yapabilir miydim?” duygusunun sembolik bir ifadesidir. Onu tutamamanız ise kaybın kaçınılmazlığını zihninizin yavaş yavaş işlemeye başladığını gösterir. “Hayat anlamsız geliyor”, “amaç yok” ve “hayal kuramıyorum” dediğiniz nokta ise yasın en ağır evrelerinden biridir. Burada önemli bir ayrım var: Bu bir yaşama isteğinin tamamen yok olması değil, yaşamın anlamını anneniz üzerinden kurmuş olmanızın doğal sonucu olarak o anlamın sarsılması olarak değerlendirilebilir. Şunu fark etmeniz önemli: Siz aslında yaşamdan değil, annensiz bir yaşam fikrinden uzaklaşmak istiyorsunuz. Bu çok kritik bir fark. Sürecinizde sizlere eşlik etmek isterim. İyi günler dilerim.
11.04.2026
Bu kadar yoğun bir kaybın ardından yaşadıklarınız anlaşılabilir duygular. Annenizin yokluğunu zihinsel ve duygusal olarak kabullenmek zaman alabilir. Ancak hayatın anlamsız gelmesi ve yaşam isteğinizin belirgin şekilde azalması, bu sürecin sizi oldukça zorladığını gösteriyor. Bu duyguları tek başınıza taşımaya çalışmak yerine, güvenli bir terapötik alanda birlikte çalışmak ve yas sürecinizi anlamlandırmak size destek olabilir.
19.05.2026
Merhaba… Anneni kaybetmenden birkaç ay sonra bu kadar derin ve samimi bir şekilde hislerini paylaşman gerçekten zor olmalı. Annenin bu dünyadan göçtüğünü tam olarak idrak edememen, rüyalarında hep dirilmiş ve ameliyat olacağını görüp “olma” diye yalvarman, avucundan kayıp gitmesi… Ve o yoğun özlemle “hayata dair amacımı kaybettim, hiçbir şey anlamlı gelmiyor” hissi… Bunların hepsini duyuyorum ve çok ağır bir yük taşıdığını hissediyorum. Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Bu hislerin hepsi yas sürecinin çok normal ve yaygın parçaları. Annenin yokluğunu kabullenememek, rüyalarda onu diriltmek, “keşke”lerle dolu bir mücadele… Bunlar, beynin ve kalbin “henüz hazır değilim” dediği bir savunma ve bağlanma çabası. Özellikle “sadece ona kavuşmak istiyorum” hissi, sevginin derinliğini gösteriyor. İntihar düşüncesi olmadığını özellikle belirttiğin için teşekkür ederim; bu, hala hayata tutunma isteğinin de var olduğunu gösteriyor. Ne yapabilirsin? Yası yaşamaya izin ver. Şu anda “her şey anlamsız” hissetmen çok doğal. Kendini zorlayarak “hızlı toparlanmam lazım” deme. Yasın kendi ritmi var. Bazen sadece “bugün çok özledim” diye oturmak, ağlamak veya sessiz kalmak bile bir adımdır. Küçük, somut adımlar. Çevrendekileri üzdüğünü fark etmen güzel bir farkındalık. Onlara “Şu ara çok zorlanıyorum, desteğinize ihtiyacım var ama bazen yalnız kalmam da gerekebilir” diyebilirsin. Bu, hem onları rahatlatır hem seni korur. Profesyonel destek al. Bu düzeyde yas (uzamış yas veya komplike yas) bazen tek başına aşılması zor olabilir. Bir psikolog veya psikiyatristle konuşmak, rüyalarını, özlemini ve amaç kaybını güvenli bir alanda işlemeni sağlayabilir. İlaç desteği de gerekirse değerlendirilebilir. Şu anda en çok neye ihtiyacın var gibi hissediyorsun? Yalnız kalmaya mı, konuşulmaya mı, yoksa sadece “anlaşıldığını” hissetmeye mi? Yanındayım. Bu acıyı taşımak kolay değil, ama adım adım, seni yargılamadan birlikte yürüyebiliriz. Ne düşünüyorsun? Devam etmek ister misin?
16.06.2026