Hocam biz 2 senedir birlikteyiz ve 3 aydır nisanlıyız 3 ay sonra düğünümüz var. Eşim ailesine ailesi eşime inanılmaz düşkün. Mesela biz buluşuruz annesi çalışıyor her akşam anne eve vardın mo annem eve geldi mi diye kardeşine yazar babası emekli evde %80 uyuyor ulaşamayınca aklı orada kalır hatta nerede olursak olalım eve gider babasını kontrol ederiz kardeşi bi ah şuram agrıyor abi dese oraya koşarız. Bunların hepsı benımle bırlıkteyken oluyor. Bi İstanbul'a gezmeye gidelim dedik gecen hafta 19 saat içinde 8 kere iletişim kurmuşlar. Annesıne Banu rahatsız oluyor bu kadar sık aramanızdan dedi ben isterdim ki biz rahatsız oluyoruz desin sonra ben aradım annesini bana aşırı soğuk konusarak bir daha olursa seni affetmem dedi ve Emre buna ses çıkarmıyor o kadar üzülüyorum ki.
Anonim - 06.05.2026
Merhaba Anlattıklarınızdan öncelikler, sınırlar ve duygusal ihtiyaçlar konusunda oldukça zorlandığınız anlaşılıyor. Durumunuz özelinde çift görüşmesi sağlamak olumlu sonuçlara ulaşmakta önemlidir. İhtiyaç duyduğunuzda destek için seans oluşturabiliriz.
12.05.2026
Yaşadığınız durumda kendinizi ikinci planda kalmış ve duygusal olarak yalnız hissediyor olabilirsiniz. Eşinizin ailesiyle olan yoğun bağı, ilişkinizde sınır ve denge konularını gündeme getiriyor gibi görünüyor. Bu süreçte suçlayıcı olmadan duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı açık şekilde konuşabilmeniz önemli olabilir. Eğer bu durum ilişkinizi yıpratmaya devam ederse çift terapisi desteği almak faydalı olabilir.
19.05.2026
Merhaba evlilik sürecinde sorun olan şeyler farkındalık olmazsa daha kötü sonuçlar doğurabilir kişi bunun farkına varıp düzeltme motivasyonuna gelebilmesi için bireysel ve çift terapisi gerekecektir sağlıklı sınırlar nasıl oluşturulur ve onu işgal eden bir anne kimliği var mı bunlar çalışılabilir dilerseniz benimle seans oluşturabilirsiniz iyi günler dilerim.
30.05.2026
Merhaba… Bu durumu bu kadar açık ve içten anlattığın için teşekkür ederim. 2 yıllık ilişkinin nişanlılığa geçmesiyle birlikte, eşinin ailesine (özellikle annesine) bu kadar yoğun bağlılığı ve sizin özel zamanlarınızda bile sürekli iletişim kurmaları seni gerçekten yıpratıyor. İstanbul gezisinde 19 saatte 8 kez aranmak, annesinin “bir daha olursa seni affetmem” demesi ve eşinin buna ses çıkarmaması… Bunlar çok ağır ve adaletsiz geliyor insana. Birlikte bakalım mı? Bu tablo, klasik bir aile içi iç içe geçmişlik (enmeshment) ve sınır ihlali örneği gibi duruyor. Eşin, ailesinden duygusal olarak henüz yeterince ayrılamamış gibi görünüyor. Annenin soğuk ve tehditkar tavrı da, oğlunun “kendi ailesini” kurmasına direnç gösterdiğini düşündürüyor. Senin rahatsızlığını eşine söylediğinde onun sessiz kalması ise seni daha da yalnız ve değersiz hissettiriyor. Bu durum normal değil. Nişanlılık ve evlilik döneminde çiftin kendi birimini (biz alanı) oluşturması, aileyle sağlıklı mesafe kurması beklenir. Eşinin annesine bu kadar düşkün olması ve senin duygularını yeterince korumaması, ilişkinizde dengesizliğe yol açıyor. Sen “biz rahatsız oluyoruz” demesini beklerken onun sessiz kalması, sadakatini ailesine verdiğini hissettiriyor. Şu anda en çok hangi duygu ağır basıyor? Öfke mi, üzüntü mü, terk edilme korkusu mu, yoksa “ben bu evliliğe hazır mıyım?” diye sorgulama mı? Ve bu konuda eşinle en son ne zaman, nasıl konuştunuz? Onun tepkisi ne oldu? İstersen bu sınırları nasıl koyabileceğinizi, eşinin ailesiyle ilişkiyi nasıl dengeleyebileceğinizi ve düğüne 3 ay kala bu dinamiği değiştirmek için ne yapabileceğinizi birlikte konuşalım. Senin mutluluğun ve rahatlığın çok önemli. Yalnız değilsin. Ne düşünüyorsun? Devam edelim mi?
16.06.2026